(2026 Haziran, Endonezya)
Kavurucu bir çölde gözlerim arar seni
Her zerresinde kumların sen varsın
Bu deli gönlüm hep sorar seni
Aşkın bir vaha orada sen varsın.
O zamanlar ki asr-ı saadet demişler.
Gül kokun şu an bile kokuyor.
Elinde yetişti cennetlik yemişler.
Sensizlikten inan ödüm kopuyor.
Tüm sevgimi nasıl verebilirim ki
Sen zaten en sevgilisin.
Huzuruna nasıl gelebilirim ki
Ben hakkında zaten en bilgilisin.
Bir hurma birazcık süt ile mutmain.
Kalbin o kadar mübarek ve eşsiz
Aciziz şefaat eyleyiver ecmain
Çığlıklarım sadece sanadır sessiz.
Ey Medine’nin Kabe’nin ve kainatın gülü
Gerçekten çok yorgunum ve de özlüyorum
Geride bıraktım dünyayı bahçeleri sümbülü
emaneti alacak olanı, sana kavuşmak için gözlüyorum…
(Ali Şükrü Bey)
